27 Ocak 2014 Pazartesi

KOREDEN GELEN MİSAFİRLERİM..

KOREDEN GELEN MİSAFİRLERİM^^
Bu yaz ,yıllar önce tanıştığım Koreli arkadaşım Türkiye ye gezmeyi karar verince bende gel buraya musafir ederim dedim :)
ah! tabi aileyi ikna etmek biraz zor oldu ama Türk mİsafir perverliğimiz baskın çıktı.farklı bir kültürü tanımak çok farklı bir deneyim bence ,onlarda sıcakkanlı ve çok itinalıydılar.burda onları Türk ev yemekleriyle ağırladım,annemin yemeklerini çok sevdiler,ama ekşiyi sevmediklerini tam tersine acıyı sevdiklerini fark ettim,yoğurt ve ayrandan tatdırdım ,damak tatlarına uymadı:)

aç kalırız düşüncesiyle bu yiğecekleri yanlarında geirmişler:)) ama burda ki yemekleri sevince, bütün yiyecekler bana kaldı :D ne kadar sevindim anlatamam,hepsi çok lezzetliydi^^



ilk kahvaltı:)
Çayı ve meyveleri çok sevdiler ,özelliklede patates kızartmasını,Korede evlerinde kızartma yapılmıyormuş bundan olsa gerek sevmeleri:) mcdonalds ta yiyorlarmış,haklılar güzel değil ki oranın patatesleri,ev yemeği yerini tutarmı hiç:)


                Eğitimi çok önem verdiklerini söylediler.Matematik onlar için çok önemli bunun yanında mezun olurken kesinlikle en az 1 tane enstürüman müzik aletini bilmeleri gerekiyormuş..çok güzel piyano çalıyor.Türkiye eğitiminde de  öyle bir zorunluluk olsa müziğe verilen önem artar.SANAT TOPLUMUN AYNASIDIR..



Sıra geldi Antalyayı gezdirmek...,kale içi,konya altı plajı, liman ve tekne gezisi yaptık:)
manzaraya ve denizimizin güzelliğine bayıldılar,çok mutlu ve hayran kaldıkları yüzlerinden belliyidi:)

EĞİRDİR
kardeşimle birlikte ağaca çıktılar,dut topladılar :D 

evet,bu arkadaşımızda çekirdeği seven yang^^ ağaca çıkan ardaşım ise jeechull^^
çekirdek onlara çok ilginç geldi,ne kadar yemeyi beceremeseler de ,alıştırdık :D koreye dönmeden yang  hemen öğrendi ,zeki çocuk :D ama Jeechull pek sevmedi ,zaten eline de yakışmadı :D  
Koreli Koreliyi çekermiş..
Bu arkadaşımız da Min^^ Eğirdire pikniğe gittiğimiz zaman,elinde çekirdekle  karşıdan gelen bir koreli arkadaşa rast geldik,kendi başına Türkiye ye gezmeye gelmiş,bana gittiği tüm şehirleri anlattı neredeyse Türkiyeyi fethetmiş:)hep birlikte yemek yedik ,yanında acı sosunu da getirmiş ,tavukların üzerine sürdük,lezzetliydi:) çok baharatı ve acıyı seviyorlar..


batuhan,kardeşimin okuldan arkadaşı, gezilerde bize eşlik etti,yeni arkadaşlarını çok sevdi:)


Okul arkadaşlarımla da tanışıp kaynaştılar:)
Asyanın uzak ülkesinden geldiler ve dostluk köprüleri kurdular..:)
 evet Korecenlar bugünlük bukadar,2014 yazında da geleceklerini söylediler,1 hafta kalmışlardı çok çabuk geçti,onların deyimiyle bir rüya gibiydi sanki...(:

23 Ocak 2014 Perşembe

X- Ray Fotoları görüntülenmiş doğa fotoları... gözlerimiz de X-ray cihazı hassasiyetinde olsaydı böyle görürdük :) 

 Doğa renkleri ile konuşuyor bizlerle 


Bukalemun burada kamufle olamamış..
 


 Tatildeyim ilk dönem bitti uzun bir süredir uğramamışım buralara.. her şey yolunda :) ... kelimeleri derleyerek toplayarak yazıya dökemiyorum ...  


şu söz ile şimdilik veda edeyim 
''Nemo auditur turpitudinem suam allegans'' 
yani kendi ahlaksızlığına dayanarak hak iddia edenin iddiası dinlenmez! 

8 Ağustos 2013 Perşembe

ne var ne yok:)



uzaklarda gibiyim, blogdan çok uzaklardayım... 
Antalya Falezler...
   


Hikayesi hüzünlü bir klip... 

şimdilik bu kadar..

25 Mart 2013 Pazartesi

Nevruz

 "Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla ümid etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine, yüksek sahne oldu. Bu sahne 7 bin senelik, en aşağı, bir Türk beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgarları ile sallandı; beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurları ile yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu; Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir. 

GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK   


Bu söz beni hep etkilemiştir..

17 Mart 2013 Pazar

Çanakkale geçilmez!!


     
Şüphesiz vatan toprağımızı paha biçilmez kılan ve onu kutsallaştıran, her karış toprağın diyetini kanıyla ve canıyla ödeyen şehitlerimizdir. Onlar, aynı zamanda millet olarak var oluşumuzun, birlik ve beraberliğimizin ve vatan sevgimizin de ölümsüz kahramanlarıdır. 

Bugün; Türk tarihinin her döneminde bizlere sonsuza kadar yaşayacağımız özgür ve bağımsız bir yurt armağan etmek amacıyla gözünü kırpmadan canını feda eden aziz şehitlerimizi saygıyla andığımız gündür. 

Bugünün anlamı içinde bize bu vatanı canı fedasına  armağan eden Şehitlerimize çok şey borçluyuz..

     Destan yazdılar az azık ile gece gündüz demeden düşmana aman vermediler ..
   Size Ölmeyi Emrediyorum! sözünü burada söylemiştir Atatürk ve tüm birlikte bu emre uymuştur...
  Mustafa Kemal bu olayı şu sözler ile anlatır: 
       Herkes öldürmek ve ölmek için düşmana atılmıştı. Ya öldürmek ya ölmek. Zaten bu verilmiş bir emirdir. Yerine getirilen bir emirdir. Çünkü askerin bu saldırıya  kaldırırken çevresine topladığı alayın subaylarına verdiği emirler şöyledir;
          Size ben saldırıyı emretmiyorum ölmeyi emrediyorum..... Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde, yerimizi başka kuvvetler ve başka komutanlar alabilir.... içinde bulundukları an kritik bir andı. Öldürmek ve ölmek gerekliydi. Gerçek komutan, böyle bir anda bu emri verebilen insandı. Bu emri alanlar ise öldürmeyi ve ölmeyi bilen insanlardı... Sonuç şu oldu . 
          Düşmana saldırıldı,boğuşuldu . Düşman dayanamayınca geri çekildi,hatta sahile kadar ilerleyerek ancak oralarda tutunabildi...57. Alay başka türlü bir alaydı... Çünkü 57ci Alay tamamen şehit olmuştur.....
             
        Tüm Şehitlerimizin ruhu şad olsun ...

13 Mart 2013 Çarşamba

3. ULUSAL TARIM ÖĞRENCİ KONGRESİ..

         Katıldığım bu kongreden öne çıkan konular

          Dünya geleceğinde yer alan en önemli konu beslenme ve Tarım olacak su ve topraklarımızın verimli kullanılması açısından yapılacak projelerin belirlenmesi, gelecekte açlık sorununun önüne geçilmesi açısından geliştirilecek projelerin hazırlanması  vb. konular,  kongrenin önemini arttırıyor..
 

   


    Birleşmiş Milletler raporlarına göre "Gittikçe artan yüksek sıcaklıklardan ve kullanılacak suyun azalmasından veya suyun tuzlu hale gelmesi nedeniyle Dünyanın Çöl Bölgelerinde yaşayan 500 milyon kişinin hayatı gün geçtikçe dayanılmaz hale gelmektedir."

  gelecek için karanlık tablolar çiziliyor, bunun önüne geçmek yine biz insanoğlunun elinde   

    


  hazırladığımız poster..

Benim en çok ilgime çekeneleri fotoğraflar ile anlatayım:)  bilgilendirme gezisi çerçevsinde gezdiğimiz yerler..



Karanfiller renk renk, serada yetiştirilmiş özenle:)   

son olarakda ATATÜRK'ÜN bu güzel sözü ile bitireyim..

    
Ben derste iken bu  yayınlanacak  ayarlarını buna göre yaptım görüşmek üzere:)