11 Eylül 2011 Pazar

Blog sayfam seni çok ihmal ettim:::

 


             Bayram tatilini ailemle Antalya 'ya gittim ,Deniz kıyısından topladığım taşlarla bu çizgi karakter tarzı bebeği yaptım.Az da olsa  tatilde kendime vakit ayırmak iyi geldi.O kadar özendiğim bebeğimi kardeşimin meraklı ellerinden koruyamadım ,bir gözünü düşürmüş ve de kaybetmiş ,bulamadığım için yapıştıramadım.Artık gelecek yaza kadar tek gözle idare edecek ..Yedek parça misali ,bulduğumda uygun bir taşı tekrar yapıştırıp hayata güzel bakmasını sağlayacağım.D


    Küçük objeleri severmisiniz ben bayılırım:)



   Duvar evi diyorum ben buna. Küçük dostlarımın evi..

           
                        KÜÇÜK BİR GÜLÜMSEME:)













           Duvara poster asma gibi alışkanlığım hiç olmadı,ama bu duvara yapışan yapışkanı görünce çok güzel durduğunu düşündüm.


           Siyah rengi fazla sevmem ama bunu beğendim..
 

               siyah ağaçlar












   Bunu görünce bende kendi odam için almak istedim .Sonbahar mevsiminde bankda oturan bu kızı aldım..


                       Kahve sevmem ,bu kahveyi Nesrin senin için aldım:) En yakın dostumdur  kendisi:)))))
                 Umarım en az benim kadar eğlenmişsinizdir okurken..Tekrar görüşene kadar hoşçakalın....

12 Ağustos 2011 Cuma

başladı maratonum:)



        Sakin bir gün geçirmek demek benim için odamda kapanıp ders çalışmak demek; biz öğrencilerin ygs (özellikle küçük yazıyorum belki yok olur) denen çarkına kapılmışız gidiyoruz .Kovaya su doldurur gibi beyinlerimizi öğrendiklerimizle dolduruyoruz,bir gün umarım taşmaz...



   Her yere notlar asarak çalıştıklarımı düzene koymaya çalışıyorum.Ne korkunç bir duygu başarısız olursam ,,,(,,hayır içimdeki bu ses sus sen konuşma )

 

  bakalım bundan tam bir yıl sonra neler olacak , buraya arada sırada  neler yaptığımı yazmak istedim vakit bulursam da yazmaya devam edeceğim.......... geriye dönüp okuduğumda neler hissederim bu düşünce  aklıma geldi birden ..tavsiyeniz olursa bana çekinmeden yazın dostlar:)

5 Ağustos 2011 Cuma

Facebook sayfası virüsleri hep beni bulur


Facebook'ta yeni tehlike
  • Üzücü
  •  
  • Komik
  •  
  • Eğlenceli
  •  
  • Şaşırtıcı
  •  
  • Sevindirici
  • Düşündürücü
  •  
  • Sıkıcı
  •  
  • Korkunç
  •  
  • Başarılı
  •  
  • İnanılmaz

Facebook'ta yeni tehlike  




İşte kullanıcıları tuzağa düşürmekiçin gönderilen o mesaj

Güncelleme:05 Ağustos 2011 14:11
ESET, sosyal paylaşım platformu Facebookaracılığıyla yayılan yeni ve tehlikeli bir truva atı tespit etti: Win32/Delf.QCZ.

Facebook'un mesajlaşma uygulamasını kullanan bu yeni truva atı "Hi how are you" mesajı ile kullanıcıları kandırmaya çalışıyor.

ESET'in yaptığı araştırmalara göre Win32/Delf.QCZ truva atı Avrupa ve Doğu Avrupa'daki ülkelerden hızla Orta Doğu'ya doğru yayılıyor. ESET Zararlı Yazılım Araştırma Uzmanı Robert Lipovsky truva atının yayılmak için Facebook'un mesajlaşma uygulamasını kullandığını belirtti.

Lipovsky, kullanıcıların "Hi how are you" şeklinde bir mesaj aldığını, mesajın kullanıcının arkadaş listesindeki birinden gelmiş gibi göründüğünü fakat aslında bot adı verilen zombi bilgisayarlardan oluşan ve saldırgan tarafından uzaktan yönetilebilen bir çeşit ağ tarafından gönderildiğini söyledi. Hatta bazen inandırıcı olsun diye mesaj içinde kullanıcının adının bile yer aldığını, kullanıcının mesaja tıkladığında flash player yüklemesi için yönlendirildiğini ama aslında zararlı yazılımların bu sırada indirilmeye başlandığını belirtti.

BU 5 KURAL ÖNEMLİ

- Öncelikle gelen İngilizce mesajlar konusunda dikkatli olun.

- Youtube'u referans gösteren video linklerine şüphe ile yaklaşın. Şüpheli görünen bağlantılara tıklamayın.

- Mutlaka güncel ve güvenilir bir antivirüs yazılımı kullanın.

Sosyal medya güvenlik ayarlarınızı gözden geçirin ve yalnızca gerçek hayatta tanıdığınız insanlarla arkadaşlık edin.

- Sosyal paylaşım platformlarındaki uygulamalar sanal suçlular tarafından üretilmiş olabilir. Kişisel bilgilerinizi paylaşmayın..





27 Temmuz 2011 Çarşamba

Sanat eseri nedir?

   Bir sanat eserine olan bakış açısı kişilere göre değişir.Platona göre sanat ideasının bir taklitidir.Bu görüşe katılmıyorum çünkü, bana göre sanat eseri örneğin Croce 'ye göre sanat sanatçının hayal gücüyle olup biter.Sanatçı yaşadığı duyguları bir başkası aynen yaşayamaz ,her sanatçı kendine has tarzını yansıtır, dolayısıyla eser onu yaratana özgüdür.
   Aristoya göre sanat doğadaki eksikliğin tamamlanmasıdır.Fakat ben bu düşünceye katılmıyorum,doğa kusursuzdur.Doğadan ,yaşadığı  olayların esinlenerek yapılan eserlerin yeni bir güzelliği ortaya çıkarırken insanların beğenisine sunulması ve ticari kaygı güdülmemesi eşi benzeri olmayan eserlerin sunulması.Sanat tüm yaşamın vazgeçilmez güzelliğidir ..Doğadaki  eksiklikler tamamlandı anlamında değildir:)

26 Temmuz 2011 Salı

City Hunter

http://wizard2.sbs.co.kr/w3/template/tpl_iframetype.jsp?vVodId=V0000349422&vProgId=1000706&vMenuId=1014684&no=180&log_twt1=webapp&logtwt2=cityhunter1  eğlenceli fotolar City Hunter dizisinin resmi web sitesinde dolaşırken bunları paylaşmak istedim:)
       Eğlenceli bir dizinin sonuna daha geliyorum son iki bölümünü izlemek için sabırsızlanıyorum.Umarım sonu güzel biter ...